3 Eylül 2012

Kişilerarası İlişkilerde Alan



Kişilerin aralarında bıraktıkları alan yani birbirlerine ne kadar yakın ya da uzak durdukları, aralarındaki ilişkiyi anlamak için ipuçları içermektedir. Bu alanın sınırları bilinçli bir şekilde kullanıldığı takdirde karşı tarafa iletilen bir mesaj niteliğindedir. Kişilerarası ilişkilerde alan kavramı, 1966 yılında Edward T. Hall tarafından tanımlanmıştır.

Mahrem Alan: Ten teması içeren ve bedenimizden en fazla 45 cm. uzaklığa kadar olan bu alana ebeveyn, eş, sevgili, çocuk gibi yakın ilişki içerisinde bulunulan kişilerin ve ev hayvanlarının girmesine izin verilir. Bu kişilerin mahrem alana girmeleri arzulanırken alanın istenmeyen bir kişi tarafından işgal edilmesi tehdit olarak algılanmaktadır. İnsanlar bu alanda seçmediği veya izin vermediği kişiler ile uzun süre birlikte olduklarında rahatsız olur ve hatta öfkelenirler. Asansör, otobüs gibi dar ve kalabalık ortamlarda tavanı veya yeri seyrederek, göz temasından kaçınarak rahatsızlıklarını ifade ederler ve diğerlerine “burada sizinle olmayı ben seçmedim” mesajını iletirler.

Kişisel Alan: Dostların, arkadaşların, yakın bağlantıda olunan ve hoşlanılan kişilerin kullandığı alandır. Yaklaşık olarak 45 cm.den 120 cm.ye kadar olan bir alanı kapsamaktadır. Mahrem alanda olduğu gibi bu alana da kişiler seçilerek alınır. Kişisel alan samimiyeti ve yakınlığı ifade etmektedir. İnsanların birbirlerine bu alan içerisinde temas etmeleri birbirlerini tanıdıklarını ve birbirleriyle rahat konuştuklarını göstermektedir.

Sosyal Alan: Bu alan kişisel olmayan ilişkilere ve nezaket ilişkilerine ayrılmıştır. Yeni tanışılan ya da az tanınan kişiler ile iletişimde bulunulan sosyal aktivitelerde, resmi işlerin yürütüldüğü iş görüşmelerinde, alışverişte vb. durumlarda kullanılır. Yaklaşık olarak 120 cm.den 2 m.ye kadar olan bir mesafeyi içeren, her şeyin rahatça konuşulduğu ve karşıdaki kişinin mimiklerinin, beden dilinin, ruh halinin kolayca gözlemlenebildiği bir alandır. Masa, tezgâh, kürsü gibi fiziksel engeller, genellikle insanların bu mesafeyi korumasını sağlamaktadır.

Kamusal Alan: Tanınmayan kişiler topluma açık olan bu alanda tutulmaktadır. 2 m.den daha uzak bir alanı ifade etmektedir ancak bu alan içerisinde verilmeye çalışılan mesajlar büyük ölçüde kaybolduğundan 10 m.yi geçtiği takdirde ilişki kurmak ve karşılıklı iletişim zorlaşır. Kişinin bu alanı bilinçli olarak kullanması, iletişime çok az zaman ayırmak istediğini ya da iletişimi sonlandırmak istediğini göstermektedir.


Kişilerarası alan mesafeleri oldukça değişkendir: 
  • Kültüre, kişiliğe, çevresel faktörlere ve o anda yapılan eyleme göre değişkenlik gösterir.
  • Nüfusu yoğun olan büyük kentlerde yaşayanların alanları kırsal kesimde yaşayanlara göre daha dardır.
  • Varlıklı ve üst tabakada bulunan kişiler daha geniş bir alan talep ederler, bu nedenle toplumda soğuk veya mesafeli olarak algılanırlar.
  • İki kadın arasındaki alan, iki erkek arasındaki alana göre daha dardır. Kadınlar birbirleri ile yakın temasta bulunmaktan daha az rahatsız olurlar.
  • Birbirini tanımayan bir erkek ile bir kadın arasındaki alan normalden daha geniş olabilir.
  • Tartışırken veya kavga ederken insanlar alanları konusunda daha hassaslaşırlar.
  • Küçük çocukların herhangi bir alanı işgal etmesi görmezden gelinebilir.
  • İçedönük kişiler, alanları işgal edildiğinde daha da içe kapanırlar.
  • İnsanlar istenmeyen bir ses, koku veya bakışa maruz kaldıklarında kendi alanlarının ihlal edildiği hissine kapılırlar.




1 yorum: